- yüzyıl, bir Avrupa Birliği (AB) ülkesi düpedüz terörist besliyor. Bunun 'freedom fighter' (özgürlük savaşçısı) ile bir alakası yok. PKK; AB'nin de ABD'nin de terörist olarak belirlediği bir gruptur. Bunun başka bir izahı yok. Yunan zihniyetinde, bir gün belki işime yarar diye beslediği gruplar bunlar. Büyük sorun."
“Yunanistan'ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasına Türkiye müsaade etmeyecek”
12.08.2022 14:40
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasına Türkiye'nin müsaade etmeyeceğini ve buna ilişkin hukuki dayanaklara sahip olduğunu belirtti.
Yunanistan'ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasına Türkiye'nin müsaade etmeyeceğini ve buna ilişkin hukuki dayanaklara sahip olduğunu belirten Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, ilişkilerdeki sorunlu alanların tamamına ilişkin, "Bizim Yunanistan'la iyi geçinmeye duyduğumuz ihtiyaç, hiçbir zaman Yunanistan'ın bizimle iyi geçinmeye duyduğu ihtiyaçtan fazla değil. Kendileri bilir." ifadesini kullandı.
Türkiye-Yunanistan ilişkilerine dair bir grup gazeteciye değerlendirmede bulunan Dışişleri yetkilileri, Yunanistan'ın, kimliğini Türkiye karşıtlığı üzerine kurmuş bir ülke olduğunu ve Batı'nın "Yunanistan'a ciddi kredi açtığını" söyledi. Yetkililer, Atina'nın bu krediye dayanarak kendini her zaman haklı, Türkiye'yi ise haksız gördüğünü belirtti.
Türkiye ve Yunanistan arasında Ege Denizi, Kıbrıs, Yunanistan'ın teröre verdiği destek, Batı Trakya Türk azınlığı gibi sorunların mevcudiyetini hatırlatan yetkililer, bu sorunlara son dönemde göç, Doğu Akdeniz'deki rezervler ve FETÖ konularının eklendiğini, Ayasofya'nın Ayasofya-i Kebir Camii olarak statüsünün eski haline getirilmesinin Yunanistan'da çok derin travma yarattığını dile getirdi.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in, İstanbul ziyaretinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesinin ardından ilişkilerdeki sorunların normal iki komşuya yakışır şekilde çözülmesi yönünde tutum almak yerine, ABD'de Türkiye'yi şikayet ettiğini ve ziyaretten kısa süre önce Yunanistan'ın hava ihlallerine başladığını hatırlatan yetkililer, "Yunanistan fabrika ayarlarına döndü." dedi.
Dışişleri yetkilileri, "Bizim Yunanistan'la iyi geçinmeye duyduğumuz ihtiyaç, hiçbir zaman Yunanistan'ın bizimle iyi geçinmeye duyduğu ihtiyaçtan fazla değil. Kendileri bilir." ifadesini kullandı.
Her zaman inişli çıkışlı bir seyre sahip olan Türk-Yunan ilişkilerinde "gidişatın biraz tatsız" olduğunu kaydeden yetkililer, "İyi geçindiğimiz dönemler istisnadır. Atatürk-Venizelos, İsmail Cem-Papandreu dönemi istisna. Yunanların normal hali bizimle itişmek. Biz de cevap veriyoruz." diye konuştu.
"Yunanistan söz konusu olduğunda hiçbir zaman bir endişemiz yok"
Dışişleri yetkilileri, Yunanistan'ın Fransa ile yaptığı silah alımı anlaşmaları ve ABD'den F-35 satın alma çabalarına ilişkin olarak, "Yanlış yapıyorlar. Yunanistan ağır bir ekonomik krizden çıkmaya çalışırken küresel koşullar nedeniyle yeni ekonomik sınamalarla karşı karşıya. Dış borç açısından ise dünyada sayılı ülkelerden. Böyle bir durumda on milyarlarca avroyu savaş araç gereçlerine mi harcarsınız, yoksa ekonomiyi canlandırmak için mi tahsis edersiniz? Doğru yapmıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
Yunanistan'ın bu adımlarının ekonomik mantığa ters olduğunu belirten yetkililer, "Bildiğimiz kadarıyla Türk savunma sanayisinin ürettiği araçların yüzde 80'i Türk ekonomisine geri dönüyor. Savunma sanayisi açısından tamamen dışa bağımlı olan bir Yunanistan'ın, kendi silahlanmasını kendi temin eden bir Türkiye'yle silahlanma yarışına girmesinde mantık görmüyoruz. Hele ki 10-12 sene bir kriz yaşamış Yunanistan'dan söz ediyorsak." dedi.
Yetkililer, Yunanistan'ın Fransa'dan satın aldığı firkateyn ve uçaklara dikkati çekerek, "Yani Ege'de dengeler mi değişecek şimdi?" diye konuştu.
Yunanistan'ın savunma alanında yaptığı bu hamlelerin Türkiye nezdinde herhangi bir "endişeye" yol açmadığını kaydeden yetkililer, şöyle devam etti:
"Bizim Yunanistan söz konusu olduğunda hiçbir zaman bir endişemiz yok. Bir kirpi modeli uyguluyorlar sanırım, dokunamazsın. Kirpi kalkıp da bir yere saldırmaz ama ona dokunmazsın. Caydırıcılık yaratma hissi için çabalıyorlar. Anlamsız. Milli Savunma Bakanımızın söylediği önemli bir noktaya dikkatinizi çekelim. Diyor ki; 'Eğer bu adalara koyduğunuz silahlar kendi savunmanız içinse niye? Türkiye'ye karşıysa çok az.' Dolayısıyla hepimiz Yunanistan'ın hamlelerini anlamakta güçlük çekiyoruz."
"Bir sarmalın içine girmişler, oradan çıkamıyorlar"
Yetkililer, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun "Yunanistan'ın adaları silahsızlandırması gerekir, aksi takdirde egemenlik tartışmaya açılır." sözlerinin Yunan kamuoyunda Türkiye'nin adaları işgal edeceğine yönelik algı oluşturduğu iddialarını ise şöyle değerlendirdi:
"Abartıyorlar. Bilinçli bir şekilde abartıyorlar. 'Caydırıcılık', hedef aldığı hamleyi tetikliyorsa başarısız olmuştur. Caydırıcılığı tam dengede tutmanız gerekir. Kalkıp da taciz halini alırsa, engellemeye çalıştığın şey başına gelir. Yunanistan ise provoke ediyor. Türkiye 'Sen ne yapıyorsun?' dediğinde ise "Bakın gördünüz mü, ben bunun için silahlanıyorum.' diyor. Bir sarmalın içine girmişler, oradan çıkamıyorlar. Kendi kendilerini huzursuz ediyorlar."
"21. yüzyıl, bir AB ülkesi düpedüz terörist besliyor"
Dışişleri yetkilileri, Yunanistan'daki Lavrion kampına ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:
"Atina, toksik güvenli liman halinde. Ne ararsanız var. Orada DHKP-C'si var, PKK'sı var, FETÖ'cüsü var. Hepsinin de yeri belli. Deniyor ki 'Bunlar Türklerin düşmanı, demek ki iyi bir şey. Ben bunlara böyle bir alan açayım, onlar gelsinler besleyeyim, günün birinde Türklerin canını yakmak için kullanabilirim.'