Batı Trakya’da İskeçe Çınar Camii davası öncesinde, Batı Trakya Türk Azınlığı temsilcileri İskeçe Adliyesi önünde bir araya geldi. Dava öncesi açıklamalarda bulunan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, yaşanan sürecin yalnızca bireysel bir dava olmadığını, tüm azınlığı ilgilendirdiğini vurguladı.
Trampa, Batı Trakya Türk azınlığının uluslararası anlaşmalardan doğan hakları bulunduğunu hatırlatarak, “Dini özgürlükler, vakıflar ve eğitim hakkı bu hakların başında gelmektedir. Bugün burada olmamızın sebebi, Yunan devletinin bu hakları gasp etmeye yönelik uygulamalarıdır” dedi.
Sorunun yeni olmadığını belirten Mustafa, müftülük meselesinin 1985 yılından bu yana devam ettiğini ifade etti. Yunanistan’ın azınlıkla ilgili yapıcı adımlar atmadığını vurgulayan Trampa, “Devlet, toplumun huzurunu sağlamak yerine ‘böl, parçala, yönet’ anlayışıyla hareket etmektedir” diye konuştu.
Açıklamasında vakıflarla ilgili uygulamalara da değinen Trampa, çıkarılan kararnamelerle azınlık vakıflarının zarar gördüğünü ileri sürdü. Bugün görülen davanın ise, halkın istemediği şekilde camilere atanan görevlilere yönelik tepkiler sonrası açıldığını belirtti.
“Bugün yargılanan sadece dört kişi değildir” diyen Trampa, “Bugün azınlığın temel hak ve özgürlükleri yargılanmaktadır” ifadelerini kullandı.
Yunanistan yönetimini eleştiren Trampa, hem merkezi hem de yerel idarelerin bugüne kadar azınlık konusunda olumlu bir yaklaşım sergilemediğine dikkat çekti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin geçmişte verdiği kararları hatırlatan Trampa, İskeçe Türk Birliği ve müftülüklerle ilgili davalarda Yunanistan’ın haksız bulunduğunu ancak uygulamaların değişmediğini söyledi.
Trampa, açıklamasının sonunda barış ve diyalog çağrısında bulunarak, “Farklılıkların bir kenara bırakıldığı, huzur içinde bir ortam istiyoruz. Yetkililerin bizleri ciddiye alarak somut adımlar atmasını bekliyoruz” dedi.